Depresyon kalıtsal mıdır?

31 Oca

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, depresyon en yaygın hastalık ve engellilik nedenidir. Depresyon, sürekli üzüntü ve ilgi kaybı hissi ile karakterize bir duygu durum bozukluğudur. 6 ila 8 ay süren, kalıcı bir problem değil, kalıcı bir sorundur. Depresyon, kadınlar arasında daha yaygın olarak görülür. Belirtileri neşe eksikliği ve insana mutluluk veren duyguların karşı duyulan ilginin azalması sayılabilir. Ölüm gibi durumlar, depresyonun özelliklerinden ayırt edilebilen ruh hali değişikliklerine sebep olur. Depresyonun tam olarak nedeni anlaşılmamıştır, genetik, biyolojik, çevresel ve psikososyal faktörlerin karmaşık bir birleşimi olduğu düşülmektedir. Depresyonun belirtilerini sıralarsak karşımıza şunlar çıkmaktadır. zevk alınan aktivitelere ilginin azalması, cinsel istek kaybı, istemsiz kilo kaybı veya iştahsızlık uykusuzluk veya hipersomni, sinirlilik, psikomotor ajitasyon, yorgunluk veya enerji kaybı, değersizlik veya suçluluk duygusu, düşünme, konsantre olma ya da karar verme becerisinin bozulması, tekrarlayan ölüm veya intihar düşünceleri veya intihar girişimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Depresyon tedavisi olan bir rahatsızlıktır ve İyileşme oranı yüzde yüze yakındır. İlaç ve/veya psikoterapi yararlıdır. İyileşme ilaçların kullanımı il 15-20 gün içinde başlayacak, 6 hafta ve 3 ay içinde durumda iyileşme görünecek hale gelecektir. İlaç kullanımı durumun düzelmesi halinde bile doktora danışılmadan bırakılmamalı ve doz değişikliği yapılmamalıdır.

depresyon

Depresyonun yineleme riski olabilir ve bu durum ileride yinelese bile tedavisi mümkün olmaktadır. Genetik etkenler depresyona yol açabilir bu duruma göz attığımızda karşımıza şu sonuçlar çıkmaktadır. Depresyonun gelişmesinde genetik yatkınlığın rolü büyüktür ve ailesinde bu durumu yaşayan kişilere oranla bu durum akrabalar arasında 2 ile 5 kat daha fazla oranda görülme sıklığı daha fazladır. Biyolojik etkenler ise depresyona yol açabilmektedir bu duruma baktığımızda ise karşımıza şu durumlar çıkmaktadır. Menopoz, doğum, biyolojik ritmin bozulması, psikolojik ve çevresel etkenler, geçirilmiş depresyon geçmişinin varlığı, kadın olmak, olumsuz yaşam olayları, erken dönemde ebeveyn kaybı, sosyal desteğin yetersiz olması, eş, aile ve iş sorunları, sağlık sorunları ve ailede depresyon geçiren bir kişinin varlığı bu durumların yaşanmasına neden olabilen etmenler arsında sayılmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.